Şarkikaraağaç Gündem
ANASAYFA HABER ARŞİVİ RESİMLER VİDEOLAR Ş.KARAAĞAÇ BİLGİ KASABA-KÖYLER SOSYAL KÖŞE İLETİŞİM

TAKVİM SAAT

Şark + kara + ağaç

Şark + kara + ağaç

Tarih 13 A?ustos 2012, 00:55 Editör Yönetim

Şark + kara + ağaç Şener Mete nin köşe yazısı

Şark+kara+ağaç= doğu, karanlık ve durağanlık.
Dünyanın bütün şehirleri batıya doğru büyür. Önemli bir engel olmadıkça doğuya doğru büyüyen bir şehir olmamıştır. Öncelik daima batıya doğrudur. Kara; gelişmemişliğin, kirliliğin, bazen asaletin..., ruh sıkışıklığının, olumsuz düşüncelerin, şanssızlığın simgesi olmuştur. Ağaç; yalnızlığın, tekil bir hürriyetin, durağanlığın, bakılırsa verilen meyvenin, zamanı gelince yakılmanın ve hep zamanı beklemenin karşılığıdır....
Yer adları ikiye ayrılır: Anlam ifade edenler ve etmeyenler. Aslında her yer adı bir anlama dayanır. Ancak yıllar geçtikçe, nesiller değiştikçe, diller farklılaştıkça, anlam da ortadan kalkar. Meselâ Höyük, tepe demektir. Coğrafyacılardan b...aşka Höyük kelimesinin bu anlamını çok az kişi bilir. Ancak yurdumuzda adında Höyük olan belki yüzden fazla yerleşim yeri bulunur. Ören, kalıntı anlamına gelir. Miras, köy gibi anlamları da bulunur. Günümüzde örmekte olan kişi anlamından oldukça uzaktır. Ancak gene yurdumuzda adında ören kelimesi geçen pek çok yer vardır. Truva gibi eski uygarlıklardan kalan yer adlarının anlamını hemen hiç birimiz bilmiyoruz.
Anlam ifade eden yer adlarında, tarihsel, kültürel, sosyolojik kavramlar bulunur. Konya, 5.000 yıllık bir şehirdir. En son bildiğimiz adı, İkonyum'dur. Değişe değişe Konya olmuştur. Bosna'ya giden Konyalıların adından da Konyic adında bir şehir vardır. Kayzer adından Kayseri türemiştir. Arapça'da Medine, şehir, mahkeme anlamına gelir. Buranın ilk adı Yesrib idi. Peygamberimiz döneminde adı değiştirilerek Medine olmuştur ve Medinetün Nebi olarak da anılır. Kırklareli'nin adı Kırkkilise iken önce Kırkkise sonra da Kırklareli'ne dönüşmüştür. Keza Isparta'nın tarihteki adı Sabarta'dır.
Beyşehir, Nev(yeni)şehir, Kırşehir, Gülşehir gibi veya Alaca, Beykonak, Konaklı, Hanönü, Yeşilyurt, Günyüzü, Etlik, Obrukkaya, Beyköy, Şarkışla, Yalvaç ( Peygamber, elçi), Dağ, Kıreli, Gelendost, Sütçüler, Atabey gibi tefsire muhtaç olmayan ve herkesin anlayabildiği yer adları da vardır.
Bir yer adı, insanın doğumundan itibaren ona yol gösteren bir kavramdır aslında. Anne baba kardeş adı gibi insanın ölünceye kadar unutmayacağı bir addır, doğduğu toprağın adı. İnsanlar, gerek kendi adlarının gerekse çocuklarına koyduğu adın anlamlı ve güzel olmasına dikkat ederler. Zaten Peygamber Efendimiz de "Çocuklarınıza güzel ad koyun" diye buyurmuşlardır. Güzel ad koyma işi, sadece insanlara mahsus değildir. Evde beslediğimiz kedinin de sırtına yük vurduğumuz eşeğin de sahibi olduğumuz apartmanın da adının güzel konulmasına dikkat ederiz.
Şarkîkaraağaç adında iki sıfat bir isim bulunur. Sıfatları olan Şark ve kara, olumluluk ifade etmez çoğu zaman. Ağaç adı ise yukarıda belirttiğim gibi hareketsiz bir bitki adıdır. Ağaç kelimesinin yanına bir ek gelirse güzel bir manâ çıkar: Ağaçlı, ağaçlık ... gibi.
Yine bir yer adı, küçük bir yerleşim yeri ise oranın gerek ekonomik gerekse kültürel yapısına hizmet etmelidir. Sütçüler, Zeytinli, limonluk, Çeltik, Ceylanpınar, Kurşunlu, Demirci... gibi yer adları, bir ekonomik yapının habercisidir. Bu manâda, ilçemizin tarihsel bir üretim kültürü olan helva adı veya helva kelimesine getirilecek güzel eklerle neden helvacılık çağrışımı ortaya konmasın? Helvacı, Helva yeri, Helvalık, Helva yapan, Helva ustası, Helvalı... gibi bir adın ilçemize konulmasının bir zararı olabilir mi?
Helva adını bir tarafa koyarsak, ilçemizin Kızıldağ gibi kıymetini yeterince idrak edemediğimiz, tanıtımını yıllardır yapamadığımız, senede bir iki defa inip çıkmaktan başka yararlanamadığımız, Lübnan ormanlarının son noktası olan, Sedir ağaçlığımız var. Hiç değilse Kızıldağ adını ilçemize koyarak hem o dağın hem de ilçemizin tanıtımının daha kolay yapılmasını sağlayabiliriz. Şarkîkaraağaç olacağına Sedirağaç olsaydı belki ilçemiz, daha çok kişi tarafından bilinir ve tanınırdı.
Şarkîkaraağaç adı, 13 harften ve 6 heceden oluşur. Bu büyüklükte bir adın çocukların kafasına yerleşmesi için çok zaman geçmesi gerekir. O nedenle kısaca Karaağaç diyoruz. Onu da diyemiyoruz da eskilerin tabiriyle Gareğeç veya Garağaç diyoruz. Belli bir olgunluğa erişmeden ilçemizin adını doğru dürüst telaffuz bile edemiyoruz. Üstelik bu adı ilk duyanlar da şaşırıyor ve bir defada anlayamıyor. Anlaşılmadığı için de akılda kalmıyor.
Yukarıda da belirttiğim gibi bir yer adının, akılda kalıcı, oraya hizmet edici ve sempatik olması gerekir. Finike, Kaş, Kale, İzmir, Tekirdağ, İstanbul adları hem kısadır hem de sempatik seslerden oluşmuştur. Yani ya tek ünlü ya da bir ünlü bir ünsüz veya i seslerinin güzelliğine sahiptir. Marmara Ereğlisi de uzundur ama üç ünlü üç ünsüzle kulağa hoş gelir. Ama Zonguldak, üç tane farklı kalın ünlüyle kulağa pek hoş gelmez. Şarkîkaraağaç’taki tek güzellik, nispet i'siyle duyulan ince ve uzun sestir. Ancak a seslerinin çokluğu ve bunların da kapalı a oluşu, duyuştaki nezahete engel olmaktadır. Elinizi kulağınıza götürüp Bir kaç defa peş peşe Şarkîkaraağaç deyiniz ve dinleyiniz. Sonra da kendi adınızı bir kaç defa söyleyin ve dinleyin. Hangisi daha hoş geliyor kulağınıza?
Olumsuzluk bildiren üç kelimenin yan yana gelişiyle oluşan bu ad, ilçemize hiçbir şey vermemekte, hiç bir özellik ve güzellik katmamaktadır.
Evet, atalarımız bu adı kullanılmışlardır. Onlara saygımız elbette sonsuzdur. Ancak bugüne kadar Şarkikaraağacı yönetenler o atalarımıza en büyük saygısızlığı yıllardır yapmaktan tereddüt etmemektedirler. Ninelerimizin dedelerimizin kabirlerinin yer aldığı mezarlıklar, tam bir yüz karası ve utanç abidesidir. Şarkikaraağacı yönetenler, bu ilçeye plastik süslemeleri layık görmüşlerdir. Şarkikaraağacı yönetenler ilçeyi yıkmaktan başka bir marifet gösterememişler ve bizim de ilçemize gururla gelmemize engel olmuşlardır. Bu ilçeyi yönetenlerin ne kültüre ne toprağa ne de ağaca saygısı vardır.
Ama bizim atalarımızın bu topraklara her zaman saygısı olmuştur. İlçemizin sularını, yatırını, hamamını, tarihsel taşlarını, camilerini, mezarlarını, parke taşlarını, ağaçlarını, kısaca hayat veren ve hayata dair her şeyini koruyarak devretmişlerdir. Zamanın imaj, tanınma, iletişim ve reklam çağı haline dönüşeceğini bilselerdi ilçemizin adının değişmesi için de mutlaka çaba sarf ederlerdi.
Artık, bir dönüşüm ve yeni bir başlangıç gerekmektedir. Çünkü dönüşüm bütün dünya için geçerlidir. Bence bu dönüşüm ilçemizde de adının değişmesinden başlamalıdır. Bu adı ne belediye koymalıdır ne de bir başka merci. Halk oylaması yapılmalı, halkın kararıyla adının değişmesine karar verilmelidir.
Ben illa değişsin demiyorum, sadece fikrimi söylüyorum. Değişecekse de referandumla ortak ve herkesin kabulleneceği bir ad olmalıdır. Günümüzde pek çok kişi, gelişimine engel olan adını değiştirerek, yeni bir başlangıç yapmakta ve kaderini değiştirmeye çalışmaktadır. Abuziddin, Abdi, Yeter, Abuk gibi isim konan kişilerin adlarını değiştirdiğine ilişkin pek çok kayıt bulunmaktadır.
Güzel ilçemizin adı değişirse belki kara kaderinin de değişimi için yeni adımlar atılması gündeme gelir ve ilçemiz, farklı bir imaj kazanır...
Değişmezse de zaten kaybedeceği bir şey yoktur.

 

                         Şener Mete


 

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Genel Haberler

İLÇEMİZ YENİ KAVŞAK İLE YENİ BİR ÇEHRE KAZANIYOR

İLÇEMİZ YENİ KAVŞAK İLE YENİ BİR ÇEHRE KAZANIYOR .....

Yeni Yıl mesajı

Yeni Yıl mesajı Yeni Yıl mesajı

GAZETE OKU

 

 

GÜNLÜK FALINIZ